Kaynaklar
Kaynaklar
Türkiye'de İklim Değişikliği
İklim Değişikliği ve Doğal Afetler
Sorular ve Cevaplar
Haberler
Uygulama ve Videolar
Sorular ve Cevaplar

Cevabı bulamadınız mı? Bize sorun.

Sorunuz en kısa sürede cevaplanacaktır.

Bize soru sorabilirsiniz. Gönder

Sorunuz tarafımıza ulaşmıştır.

En kısa sürede cevaplanacaktır.


Türkiye’de İklim Değişikliği


İklim Gerçekleri Konferansı, Türkiye İstatistikleri

  • 2007 yılı kuraklığında, tarım ürünlerinin ortalama fiyatı %6-35 arasında artmıştır
  • 2007 yılındaki aşırı sıcaklar, Avrupa’nın güneydoğusunda ve Akdeniz’de 130 yangının çıkmasına sebep olmuştur
  • 2.3 GW yeni rüzgar enerjisi açığa çıkmıştır
  • Türkiye, akaryakıt ithalinin yarattığı bütçe açığı sebebiyle iklim değişikliğinden daha fazla etkilenmektedir.
  • Güneş ve rüzgar gücü Türkiye için uzun dönemde finansal ve çevresel açıdan son derece faydalıdır.
  • Türkiye’de 4 depolama istasyonu, metan geri kazanım sistemlerini hayata geçirerek 2 milyon ton salınımın yapılmasını engellemiştir
  • Türkiye, jeotermal enerji üretiminde önemli rol oynayabilir
  • Türkiye, Avrupa Birliği’nin uyguladığı enerji verimliliği derecelendirme sistemini benimsemiştir
  • 500 fabrikadan 1600 yönetici, ticari binaların daha verimli kullanımı konusunda eğitim görmüştür
  • Önümüzdeki 10 yılda, Türkiye’nin elektrik ihtiyacındaki büyümenin Çin’dekine yakın olması beklenmektedir


İklim Değişikliği Ve Doğal Afetler Hakkında


Türkiye Sellerle Küresel İklim Değişikliğinin Sonuçlarını Yaşamaktadır
İklim Kırılganlığı Raporu'na göre de; Türkiye'de 2010 yılında iklim değişikliği bağlantılı doğal felaketlerden 2,5 milyon kişinin etkilendiği ve 35 bin kişinin bu felaketler sonucunda hayatını kaybettiği tahmin edildiğini dikkatlere sunuyoruz.
Yine İklim Kırılganlığı Raporu'na göre; Türkiye'nin Afetlerde görülen ekonomik zararlarının 6 milyar TL'lik maliyeti olduğunun tahmin edildiğini de belirtmek istiyoruz.

Daha sıcak, fırtınalı şiddetli yağışlı yıllar geliyor

UNDP İklim Değişikliği Risk Yönetimi

Ülkemizde de iklim değişikliğine bağlı olarak sellerin neden olduğu ekonomik kayıplar depremlerin neden olduğu ekonomik kayıplara eşit hale gelmiştir. Sadece fırtınalarla birlikte görülen yıldırımların neden olduğu can kayıplarının son yıllarda büyük bir artış göstererek 400’e ulaştığı verilerle tespit edilmiştir. Buna paralel olarak 2000’li yıllarda meydana gelen meteorolojik afetlerin sayısında 1960’lı yıllara göre 3 kat, sigorta kayıpları açısından 15 kat ve ekonomik kayıplar açısından 9 kat artış olduğu belirlenmiştir.

Sel


Sellerin gerçekleşme nedenlerinden en önemlileri, iklim değişikliği ve çevreye verilen zararlardır. Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı DSİ’den alınan bilgilere göre, Türkiye’de geçtiğimiz 53 yıl içerisinde 1452 adet sel baskını yaşanmış, 1316 kişinin ölümüne neden olmuştur. Ayrıca bu sel felaketlerinde 60.000’den fazla evin zarar gördüğü de bilinmektedir.
DSİ, selleri önlemek için her yıl 30 milyon dolar değerinde altyapı önlemi alınmakta olduğunu da ortaya koyuyor. DSİ’nin bulgularına göre Türkiye’de yılda ortalama 80’den fazla sel felaketi yaşanıyor, ancak bunların çoğu ölümlere neden olmadığı için ihmal edilmeye devam ediliyor.

DSİ Taşkın Sempozyumu

  • 1989 yılından bugüne kadar 384 tane büyük taşkın yaşadık ve bu taşkınlarda 548 vatandaşımızı kaybettik, 565 bin 600 hektar alan zarar gördü ve 2.1 milyar dolarlık maddi zarar meydana geldi.
  • Son 20 yılda ülkemizde meydana gelen 568 adet taşkın vakasında 466 vatandaşımız hayatını kaybetti ve 550 000 hektar tarım arazisi zarar görmüştür.
  • Taşkınlardan kaynaklanan ekonomik kayıp her yıl için ortalama 100 000 000 ABD dolarına ulaşmaktadır.


UNDP İklim Değişikliği Risk Yönetimi

Türkiye’de, 1963 yılında 140 civarında sel yaşanmışken, 2010 yılında 160’dan fazla sel meydana geldi.

1995 yılında Türkiye’nin GSYH’nin %0,5’ine ulasan, sellerin neden olduğu maddi kayıplar, son yıllarda hızla artarak depremlerin neden olduğu kayıplara yaklaştı.

DSİ verilerine göre 1975-2012 yılları arasında 889 adet taşkın olayı meydana gelmiş, bu taşkınlar sonucunda 685 can kaybı olmuş, 862.854 ha tarım arazisi taşkına maruz kalmış ve bu taşkınlar ülke ekonomisine yılda yaklaşık 150 milyon TL zarar vermiştir.

Fırtına


Ülkemizde şiddetli rüzgârlara bağlı olarak oluşan fırtınaların sayısında da ciddi bir artış var. Bu fırtınaların sayısı uzun yıllardan beri yılda 50’nin altında seyrederken, 2010›da bu rakam 250’ye yaklaştı. Pek bilmediğimiz meteorolojik hortumlar ise son iki yıldır her yerde yıkıcı bir hal alma- ya başladı. Sadece fırtınalarla birlikte görülen yıldırımların Türkiye’de neden olduğu can kaybı sayısı son yıllarda 400 kişiyi aştı.

Yangın


Türkiye’deki orman yangınların %12’sine de yıldırımlar neden oluyor.
Ortalama sıcaklıkta her 1 derece artış, yıldırıların sayısında da yaklaşık %20’lik bir artışa neden olacak. Aynı şekilde bir kaç derecelik sıcaklık artış, orman yangınlarını da misliyle artıracaktır.
Türkiye’de orman yangınları yılda yaklaşık 450 hektarlık orman alanını tahrip ediyor ve 2007 yılından bu yana orman yangınlarının sayısında artış gözleniyor.

Dolu


Giderek farklılaşan hava olaylarının arasına tarım sektörü için don olaylarını ve dolu yağışlarını eklemek gerekiyor. Bu meteorolojik olaylar da artık yüksek ekonomik kayba neden olan önemli afetler arasında sayılıyor. “Üstü açık bir fabrika” olarak nitelenen tarım sektöründe bitkisel üretim için don ve dolu, en büyük riski oluşturuyor. Türkiye genelinde 1940 – 2010 yılları arasında meydana gelen dolu yağışlarına bakıldığında 1960’lı yılların ikinci yarısından itibaren dolu yağışlı gün sayısı 50’lerden 200’ün üzerine çıkmıştır. Dolu yağışları bazen, can ve mal kayıplarına yol açarak afet boyutuna ulaşıyor, bazen de sellere neden olarak ikincil afetlere neden oluyor.

Ülkemizde meydana gelen dolu afetlerinin neden olduğu ekonomik zarar 8 milyon dolar civarındadır. Ancak, sigorta kapsamı dışındaki kayıplar göz önüne alındığında bu rakamların çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Dolu yağışı her yıl ekinleri yatırmakta, çiçek ve meyveleri dikmekte, filizleri kırmakta, pancar, pamuk tütün ve sebzelerde çeşitli zararlar yapmakta, büyük ve küçük baş hayvanların ölümüne sebep olmaktadır.

Türkiye’de Tarım Sigortaları Havuz İşletmeleri A.Ş. (TARSİM) bitkisel üretim, sera, hayvan hayatı, su ürünleri ve kümes hayvanları hayatı alanlarında devlet destekli olarak teminat verilebilmektedir. 2007-2010 yılları arası .denen hasar tutarları 121.399.481 TL olarak gerçekleşmiştir.
90.812.875 TL ile bu hasarın en büyük kısmını bitkisel üretim bazında gerçekleşmiştir. Bitkisel üretim bazında ödenen hasarlara kaynaklık eden tehlikeler ve hasar yüzdeleri Tablo 4.8.1’de gösterilmiştir. Görüldüğü gibi tarım sektöründe bitkisel üretim için don ve dolu en büyük risk oluşturan hidro-meteorolojik afetlerdir.

Çığ


Sıcaklık arttıkça kar yağışları azalıyor ancak çığ görülme sıklığı hızla artıyor. Son yıllarda Türkiye’de de çığ oluşum sayısında artış gözleniyor. Türkiye’de çığ sayısının hidro-meteorolojik afetler içindeki oranı 1967 – 1987 dönemi için %3 iken, bu oran 1998 – 2008 döneminde %8’e çıktı.